CMK Madde 237'ye göre davaya katılma, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar mümkündür. Bu sürenin kanun yollarındaki istisnaları (CMK 237/2) ve bu istisnaların 'hak arama hürriyeti' (Anayasa m. 36) ile 'adil yargılanma hakkı' (AİHS m. 6) bağlamındaki yorumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258776

CMK Madde 237/1, kamu davasına katılma hakkını ilk derece mahkemesi kovuşturma evresindeki 'hüküm verilinceye kadar' sınırlar. CMK 237/2 ise 'Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz' kuralını getirir. Bu kuralın temel amacı, yargılama süreçlerinin belirli bir aşamada istikrar kazanması ve üst mahkemelerin iş yükünün gereksiz yere artmasını engellemektir. **Kanun Yollarındaki İstisnalar (CMK 237/2):** İstisna, 'ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır' şeklindedir. Bu istisna, mağdurun hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkını güvence altına almayı amaçlar. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir: - **Hak Arama Hürriyeti ve Adil Yargılanma Hakkı:** Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesi, herkese adil yargılanma ve mahkemelere erişim hakkını güvence altına alır. Eğer ilk derece mahkemesi, mağdurun katılma talebini hukuka aykırı olarak reddetmiş veya hiç karara bağlamamışsa, bu durum mağdurun hak arama hürriyetini kısıtlar. Bu istisna, mağdura üst mahkemeye başvurarak bu usul eksikliğinin giderilmesini talep etme imkanı verir. - **Usuli Hataların Giderilmesi:** Kanun yolu mahkemesi, bu tür usuli hataları düzelterek mağdurun katılımını sağlayabilir. Örneğin, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/2573 Esas, 2018/191 K. sayılı kararında, müştekinin duruşmalarda cezalandırılma talebinde bulunmasına rağmen katılma konusunda bir karar verilmediği için, temyiz incelemesi sırasında suçtan zarar görenin katılan olarak kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/2128 Esas, 2017/5121 K. sayılı kararında da benzer şekilde, katılma istemi hakkında karar verilmeyen şikayetçinin davaya katılmasına karar verilmiştir. Bu istisnalar, yargılamanın biçimsel kurallarına rağmen, mağdurun yargısal sürece katılımının ve haklarının korunmasının esas olduğunu gösterir.