Bir sanık hakkında, TCK m. 158/1-f (bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkeme, adli para cezasını belirlerken, TCK m. 158/1-son cümlesindeki 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz' kuralını uygulamış ancak temel gün sayısını ve günlük miktarı göstermemiştir. Bu kararın bozulması üzerine, CMUK m. 326/son uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nasıl korunur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258676

Bu durumda, sanığın kazanılmış hakkı, bozma öncesi hükmedilen 'toplam meblağ' üzerinden korunur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/10401 E. sayılı kararındaki (eksik ceza tayiniyle ilgili) mantık burada da geçerlidir. Mahkemenin usul hatası nedeniyle karar bozulsa da, eğer davayı sadece sanık temyiz etmişse, aleyhe bozma yasağı (CMUK m. 326/son) devreye girer. Bozma sonrası yapılacak yeni yargılamada, mahkeme, TCK m. 52'ye uygun olarak gün-para sistemini uygulamak zorundadır. Ancak, bu yeni hesaplama sonucunda ortaya çıkacak olan nihai adli para cezası, bozulan ilk karardaki toplam meblağdan 'daha fazla' olamaz. Örneğin, ilk kararda hatalı olarak 8.333 TL'ye hükmedilmişse, bozma sonrası yapılacak doğru hesaplama 15.000 TL sonucunu verse bile, sanığa verilecek ceza 8.333 TL'yi geçemez. Bu, sanığın, lehine olan usul hatasından, aleyhe bozma yasağı sayesinde dolaylı olarak yararlanması anlamına gelir.