Bir kamu görevlisinin naklen atanmasına ilişkin idari işleme karşı açılan davada, davacı İYUK m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulmasını (YD) talep etmiştir. Mahkeme, davalı idarenin savunmasını almadan YD kararı verebilir mi? İYUK m. 27/2'de yer alan 'uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemler' kavramının bu durumdaki rolünü ve kanunun bu konudaki özel düzenlemesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25867

Hayır, veremez. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinin 2. fıkrası, YD kararı verilebilmesi için genel kural olarak 'davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra' karar verilebileceğini belirtir. Bu kuralın tek istisnası, 'uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemler'dir. Bu tür işlemlerde, idarenin savunması beklenirse işlemin tüm sonuçları doğup biteceği ve YD kararının anlamsız kalacağı için, mahkeme savunma almadan da YD kararı verebilir. Ancak, kanun koyucu aynı fıkra içinde bu istisnanın da bir istisnasını düzenlemiştir. İYUK m. 27/2'nin devamında 'Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.' denilmektedir. Bu hüküm, kanun koyucunun kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin işlemlerde, idarenin savunması alınmadan YD kararı verilmesini kesin bir dille yasakladığını göstermektedir. Dolayısıyla, bir kamu görevlisinin naklen atanmasına ilişkin işlemde mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve telafisi güç zararlar doğuracağını düşünse bile, davalı idarenin savunmasını almadan veya yasal savunma süresi geçmeden YD kararı veremez.