HMK m. 297/2 ve 298/2 uyarınca kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olması bozma nedenidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/11429 E. sayılı kararında, mahkeme birleştirilen davalarda vekalet ücretine nasıl hatalı hükmetmiştir ve bu durum neden kısa karar-gerekçeli karar çelişkisiyle birlikte anılmıştır?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/11429 E. sayılı kararında iki temel hata bir aradadır. Birincisi, kısa karar ile gerekçeli karar arasında hükmedilen hususlar (davanın kabulü vs. açılmamış sayılması gibi) açısından çelişki bulunmasıdır. İkinci hata ise vekalet ücretine ilişkindir. Mahkeme, hem asıl davada reddedilen kısımlar için hem de birleştirilen davalar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, bu hususu tamamen göz ardı etmiştir. Davalar birleştirilse bile bağımsızlıklarını korudukları için, her bir dava için ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekir. Mahkemenin, asıl davada reddedilen kısım ve birleşen davadaki ret için kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmetmemesi hatalıdır. Bu iki hata birlikte anılmıştır çünkü her ikisi de HMK m. 297'de düzenlenen hükmün unsurlarına (taleplerin karşılanması, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin gösterilmesi) ilişkin temel usul hatalarıdır ve kararın hukuka aykırılığını göstermektedir.