TCK m. 6/1-j'deki 'örgüt mensubu suçlu' tanımı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan ancak örgüte yardım eden kişiyi kapsamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/4479 E. sayılı kararında, bu durumdaki sanıkların eylemi hangi suç kapsamında değerlendirilmiş ve hangi kanun maddelerine atıf yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258658

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/4479 E. sayılı kararında, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan, örgüte yardım ettikleri tespit edilen sanıkların eylemleri, 'silahlı terör örgütüne üye olma' (TCK m. 314/2) suçu kapsamında değil, 'örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme' suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Bu suçun hukuki dayanağı, TCK'nın genel örgüt suçlarını düzenleyen 220. maddesinin 7. fıkrasıdır ('Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.'). Yargıtay, bu fıkraya TCK'nın 314. maddesindeki silahlı örgüt suçuna yapılan yollama (delalet) yoluyla ulaşmıştır. Yani, sanıkların eylemi TCK m. 220/7 delaletiyle (yollamasıyla) TCK m. 314/2 olarak nitelendirilmelidir. Sonuç olarak sanıklar 'örgüt üyesi gibi' cezalandırılırlar, ancak hukuki statüleri 'örgüte yardım eden'dir ve 'örgüt mensubu' sayılmazlar. Mahkemenin sanıkları doğrudan 'üye' olarak kabul etmesi, suç vasfında hata olarak görülmüş ve bozma nedeni yapılmıştır.