TCK m. 6/1-j'de 'bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan...' ifadeleri yer almaktadır. Bu üç eylem arasında bir hiyerarşi var mıdır ve bu hiyerarşinin cezalandırma üzerindeki etkisi nedir?
Evet, bu üç eylem arasında, örgüt içindeki rol ve sorumluluk açısından fiili bir hiyerarşi vardır ve bu hiyerarşi, TCK'nın cezalandırma sistemine doğrudan yansımıştır. 1) Örgütü Kuran veya Yönetenler: Hiyerarşinin en tepesinde yer alırlar. Örgütün beyni ve idarecisi konumundadırlar. Bu nedenle, TCK m. 220/1 ve TCK m. 314/1, örgütü kuranlar veya yönetenler için en ağır cezaları öngörmüştür. Bu, onların suç işleme kararını alan ve örgütü bu yönde harekete geçiren kişiler olmalarından kaynaklanır. 2) Örgüte Katılanlar (Üye Olanlar): Hiyerarşinin orta kademesinde yer alırlar. Örgütün amaçlarını bilerek ve isteyerek hiyerarşik yapıya dahil olan kişilerdir. TCK m. 220/2 ve TCK m. 314/2, bu kişiler için kurucu veya yöneticilerden daha hafif, ancak örgüte yardım edenlerden daha ağır cezalar öngörür. 3) Örgüt Adına Suç İşleyenler: Bu kişiler üye olabilir veya olmayabilir. Eğer üye iseler, hem üyelikten hem de işledikleri suçtan ayrı ayrı cezalandırılırlar. Eğer üye değillerse, hem işledikleri suçtan hem de (TCK m. 220/6 veya m. 314/3 uyarınca) ayrıca üyelikten cezalandırılırlar. Bu hiyerarşik cezalandırma, ceza hukukunun 'sorumluluğun şahsiliği' ve 'fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' ilkelerinin bir yansımasıdır.