TCK m. 6/1-j'de 'bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan...' ifadeleri yer almaktadır. Bu üç eylem arasında bir hiyerarşi var mıdır ve bu hiyerarşinin cezalandırma üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258647

Evet, bu üç eylem arasında, örgüt içindeki rol ve sorumluluk açısından fiili bir hiyerarşi vardır ve bu hiyerarşi, TCK'nın cezalandırma sistemine doğrudan yansımıştır. 1) Örgütü Kuran veya Yönetenler: Hiyerarşinin en tepesinde yer alırlar. Örgütün beyni ve idarecisi konumundadırlar. Bu nedenle, TCK m. 220/1 ve TCK m. 314/1, örgütü kuranlar veya yönetenler için en ağır cezaları öngörmüştür. Bu, onların suç işleme kararını alan ve örgütü bu yönde harekete geçiren kişiler olmalarından kaynaklanır. 2) Örgüte Katılanlar (Üye Olanlar): Hiyerarşinin orta kademesinde yer alırlar. Örgütün amaçlarını bilerek ve isteyerek hiyerarşik yapıya dahil olan kişilerdir. TCK m. 220/2 ve TCK m. 314/2, bu kişiler için kurucu veya yöneticilerden daha hafif, ancak örgüte yardım edenlerden daha ağır cezalar öngörür. 3) Örgüt Adına Suç İşleyenler: Bu kişiler üye olabilir veya olmayabilir. Eğer üye iseler, hem üyelikten hem de işledikleri suçtan ayrı ayrı cezalandırılırlar. Eğer üye değillerse, hem işledikleri suçtan hem de (TCK m. 220/6 veya m. 314/3 uyarınca) ayrıca üyelikten cezalandırılırlar. Bu hiyerarşik cezalandırma, ceza hukukunun 'sorumluluğun şahsiliği' ve 'fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' ilkelerinin bir yansımasıdır.