Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/10401 E. sayılı kararında, nitelikli dolandırıcılık suçunda hapis cezasının üst sınırdan tayin edilmesi eleştirilmiştir. Mahkemenin, TCK m. 61'deki kriterleri somutlaştırmadan, sadece 'hak ve nesafet' gibi soyut gerekçelerle temel cezayı üst sınırdan belirlemesi neden hukuka aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258646

Bu durum, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesinin ve gerekçeli karar hakkının ihlali olduğu için hukuka aykırıdır. TCK m. 61, hakime temel cezayı alt ve üst sınırlar arasında belirlerken kullanması gereken somut ölçütleri (suçun işleniş biçimi, zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kusurunun yoğunluğu vb.) saymıştır. Hakimin, bu ölçütleri somut olaya uygulayarak, neden alt sınırdan uzaklaştığını ve neden belirli bir cezayı takdir ettiğini makul ve denetlenebilir bir şekilde açıklaması gerekir. Yargıtay kararında da eleştirildiği gibi, 'hak ve nesafet', 'takdiren' gibi soyut ve genel ifadeler, bu yükümlülüğü yerine getirmez. Bu tür gerekçeler, kararın denetimini imkansızlaştırır ve cezanın keyfi olarak belirlendiği izlenimini yaratır. Adil bir ceza tayini için, hakimin takdirinin gerekçesinin, TCK m. 61'deki somut kriterlere dayandırılması ve kararda açıkça gösterilmesi zorunludur.