HMK m. 297/2'nin 'hükmün sonuç kısmında... taleplerden her biri hakkında verilen hükümle... gösterilmesi gereklidir' hükmü, faiz talepleri için nasıl uygulanır? Mahkemenin, faize hükmedip başlangıç tarihini belirtmemesi ile faiz talebi hakkında hiç karar vermemesi arasında bir fark var mıdır?
Evet, hukuki sonuçları açısından önemli bir fark vardır. 1) Faize Hükmedip Başlangıç Tarihini Belirtmeme: Bu durumda, mahkeme faiz talebini esastan kabul etmiş, ancak hükmü 'belirsiz' ve 'infaza elverişsiz' şekilde kurmuştur. Bu bir usul hatasıdır. Yargıtay, bu durumda kararı, hükmün açıklık ilkesine aykırılık nedeniyle bozar ve mahkemeden faiz başlangıç tarihini netleştirmesini ister. Burada talep hakkında verilmiş ama eksik kurulmuş bir hüküm vardır. 2) Faiz Talebi Hakkında Hiç Karar Vermeme: Bu durumda, mahkeme davacının taleplerinden birini karşılamamış olur. Buna 'talepten azına karar verme' veya 'karar verilmesi gerekirken karar verilmeyen hal' denir. Bu, HMK m. 297/2'nin 'taleplerden her biri hakkında... hükümle' ifadesinin ihlalidir. Bu durumda davacı, ya kanun yoluna başvurarak bu eksikliğin giderilmesini isteyebilir ya da hüküm kesinleştikten sonra HMK m. 305/A uyarınca 'hükmün tamamlanması' yoluyla, unutulan bu talep hakkında ek bir karar verilmesini isteyebilir. Birincisi eksik hüküm, ikincisi ise hüküm kurulmamış olması durumudur.