İYUK m. 15/1-d uyarınca, davanın ehliyetli olmayan bir vekil tarafından açılması dilekçe ret nedenidir. Peki, davayı açan vekilin baroya kayıtlı bir avukat olmasına rağmen, dosyaya sunduğu vekaletnamede bir eksiklik veya usulsüzlük (örneğin, yetkisiz kişi tarafından verilmiş olması) varsa, mahkeme yine de bu maddeyi uygulayarak dilekçeyi reddedebilir mi?
Bu durum, 'ehliyetsiz vekil'den ziyade, 'vekaletnamesiz veya usulsüz vekaletnameyle dava açma' durumudur ve farklı usullere tabidir. İYUK m. 15/1-d'deki 'avukat olmayan vekil' ifadesi, genellikle vasiler, kayyımlar veya kanuni temsilciler dışındaki kişileri (örneğin, bir yakını) ifade eder. Eğer davayı açan kişi baroya kayıtlı bir avukat ise, ancak vekaletnamesi yoksa veya usulsüzse, HMK'nın ilgili hükümleri (İYUK m. 31'in atfıyla) uygulanır. HMK m. 77'ye göre, vekaletnamesiz dava açan avukata, vekaletname getirmesi için mahkeme tarafından kesin bir süre verilir. Bu süre içinde vekaletname getirilmezse veya müvekkil yapılan işlemleri kabul ettiğini bildirmezse, dava 'dava şartı yokluğundan' usulden reddedilir. Yani, sonuç olarak yine bir ret kararı verilse de, hukuki dayanağı ve izlenen usul İYUK m. 15/1-d'den farklıdır. Birincisi vekilin niteliğine, ikincisi ise temsil belgesinin eksikliğine ilişkindir.