Bir sanık hakkında, TCK m. 158/2 (kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle dolandırıcılık) uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmıştır. Sanığın, mağduru kandırırken 'bakanlıktaki tanıdıklarım' gibi genel bir ifade kullanması ile 'Ankara Valisi Ahmet Bey' gibi belirli bir görevliden bahsetmesi arasında, suçun bu nitelikli halinin oluşumu açısından bir fark var mıdır? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/22354 E. sayılı kararı bu konuda ne demektedir?
Evet, önemli bir fark vardır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/22354 E. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. TCK m. 158/2'deki nitelikli halin oluşabilmesi için, failin, belirli veya belirlenebilir bir kamu görevlisi nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürmesi gerekir. 'Ankara Valisi Ahmet Bey' veya 'X Vergi Dairesi Müdürü' gibi ifadeler, makam ve görev olarak yeterince belirlilik taşır ve bu nitelikli halin uygulanmasını sağlar. Ancak, failin, belirli bir memurdan bahsetmeksizin, 'bakanlardan, milletvekillerinden, hakimlerden tanıdıkları olduğu' veya 'bakanlıktaki tanıdıklarım' gibi soyut ve genel ifadelerle mağduru kandırması durumunda, bu nitelikli hal oluşmaz. Bu durumda eylem, şartları varsa, 'basit dolandırıcılık' (TCK m. 157) suçunu oluşturur. Yargıtay, bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, nüfuzundan faydalanılacağı söylenen kamu görevlisinin en azından makam olarak belirlenebilir olmasını aramaktadır.