TCK m. 6/1-b'de 'çocuk' tanımı 'henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi' olarak yapılırken, TCK m. 31'de ceza sorumluluğu açısından 12 yaş ve 15 yaş gibi ara kademeler getirilmesinin hukuki mantığı nedir? Bu iki madde arasında bir çelişki var mıdır?
İki madde arasında bir çelişki yoktur; birbirini tamamlayan farklı işlevlere sahip düzenlemelerdir. TCK m. 6/1-b, genel bir 'tanım' hükmüdür ve ceza kanununun tamamında 'çocuk' ifadesi geçtiğinde, bunun 18 yaş altı herkesi kapsayacağını belirtir. Bu tanım, mağdurun çocuk olmasının nitelikli hal sayıldığı (kasten öldürme, yaralama vb.) veya çocuğun korunmasına yönelik özel suçlarda (çocuğun kaçırılması vb.) bir çerçeve sunar. TCK m. 31 ise, 'ceza sorumluluğunun' (kusur yeteneğinin) yaşa göre nasıl değiştiğini düzenleyen özel bir hükümdür. Kanun koyucu, 18 yaş altındaki herkesi 'çocuk' olarak kabul etmekle birlikte, bu çocukların hepsinin aynı algılama (temyiz) ve irade (ihtiyar) yeteneğine sahip olmadığını bilmektedir. Bu nedenle m. 31 ile; 0-12 yaş arasındakilerin mutlak sorumsuzluğunu, 12-15 yaş arasındakilerin somut olaya göre belirlenecek şartlı sorumluluğunu ve 15-18 yaş arasındakilerin ise tam kusur yeteneğine sahip olmakla birlikte cezadan indirim yapılacağını düzenleyerek, ceza sorumluluğunu çocuğun gelişim evrelerine göre kademelendirmiştir. Yani, biri 'kim çocuktur?' sorusuna, diğeri 'hangi yaştaki çocuk ne kadar sorumludur?' sorusuna cevap verir.