TCK m. 6/1-f-3 ('saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet') ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun arasındaki ilişki nedir? Bir komando bıçağını taşımak, sadece TCK açısından mı, yoksa 6136 sayılı Kanun açısından mı suç teşkil eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258637

TCK m. 6/1-f-3, ceza kanunlarının uygulanmasında neyin 'silah' sayılacağını tanımlayan genel bir hükümdür. 6136 sayılı Kanun ise, belirli türdeki silahların (ateşli silahlar, bıçaklar vb.) ruhsatsız olarak yapımını, satımını, satın alınmasını, taşınmasını veya bulundurulmasını özel olarak suç sayan bir ceza kanunudur. Bir komando bıçağı, hem TCK m. 6/1-f-3 tanımına giren bir silahtır hem de 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde sayılan ve taşınması, bulundurulması yasak olan bıçaklardandır. Bu nedenle, bu bıçağı ruhsatsız olarak taşımak, 6136 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca başlı başına bir suç teşkil eder. Ayrıca, bu bıçak kasten yaralama gibi bir suçta kullanılırsa, eylem TCK m. 86/3-e uyarınca 'silahla' işlenmiş sayılır ve cezası artırılır. Kısacası, TCK'daki tanım, diğer suçların nitelikli hallerinin uygulanmasında bir çerçeve sunarken; 6136 sayılı Kanun, belirli silahları bulundurmayı veya taşımayı kendiliğinden bir suç olarak düzenler.