Bir sanık hakkında hem kısa süreli hapis cezası hem de adli para cezasına hükmedilmiş ve hapis cezası TCK m. 50/3 uyarınca zorunlu olarak adli para cezasına çevrilmiştir. Bu durumda sanık, sonuç olarak iki ayrı adli para cezasıyla mı cezalandırılmış olur? Bu cezaların infazı nasıl birleştirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258632

Evet, sanık sonuç olarak iki ayrı adli para cezasıyla cezalandırılmış olur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/14174 E. sayılı kanun yararına bozma kararının düzeltilmiş halinde bu durum görülebilir. Mahkeme, kumar oynanması için yer sağlama suçundan (TCK m. 228/1) sanığa hem hapis cezası hem de doğrudan adli para cezası vermiştir. Hapis cezası 30 günden az olduğu için, TCK m. 50/3 uyarınca zorunlu olarak adli para cezasına çevrilmiştir. Bu durumda ortaya iki farklı adli para cezası çıkar: 1) Doğrudan hükmedilen adli para cezası. 2) Hapis cezasından çevrilen adli para cezası. İnfaz aşamasında, bu iki ayrı adli para cezası toplanır ve sanığın ödemesi gereken toplam meblağ bulunur. Sanık bu toplam meblağı ödemezse, infaz rejimleri farklı olduğu için (TCK m. 50/6 vs 5275 S.K. m. 106) infaz savcılığının her bir ceza için ayrı ayrı işlem yapması gerekebilir. Ancak pratikte genellikle toplam borç için ödeme emri çıkarılır ve ödenmeyen miktar üzerinden, öncelikle hapse çevrilen cezanın (çevrildiği için hapis niteliği daha ağır basar) infazına geçilir.