TCK m. 6/1-j'ye göre 'örgüt mensubu suçlu', 'bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına... suç işleyen kişi'dir. Bir kişi, örgüt üyesi olmamakla birlikte, örgütün talimatıyla değil ama örgüte fayda sağlayacağını bilerek ve isteyerek bir suç işlerse (örneğin, rakip bir örgüt üyesini yaralarsa), bu eylem 'örgüt adına suç işleme' olarak kabul edilebilir mi?
Bu durum oldukça tartışmalıdır ve somut olayın özelliklerine göre değişir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 'örgüt adına suç işleme'nin kabulü için, failin eylemi ile örgüt arasında somut bir bağın kurulması gerekir. Bu bağ, genellikle örgüt yöneticilerinden gelen bir talimat, görevlendirme veya en azından eylemin örgütün bilgisi ve onayı dahilinde işlenmesiyle kurulur. Kişinin, tamamen kendi inisiyatifiyle, sadece örgüte fayda sağlayacağı düşüncesiyle bir suç işlemesi, tek başına 'örgüt adına' hareket ettiğini göstermez. Bu durumda, failin eyleminin örgütsel bir faaliyetin parçası olup olmadığı, örgütle önceden bir irtibatının bulunup bulunmadığı, eylemden sonra örgüt tarafından sahiplenilip sahiplenilmediği gibi hususların titizlikle araştırılması gerekir. Sadece soyut bir 'fayda sağlama' niyeti, bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanması için genellikle yeterli görülmez.