HMK m. 297/2, hüküm fıkrasının 'açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' olmasını gerektirir. Mahkemenin, bir davayı kısmen kabul ederken, kabul edilen miktarı hükümde göstermeyip, sadece 'bilirkişi raporu doğrultusunda' davanın kabulüne karar vermesi bu ilkeye uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258626

Hayır, kesinlikle uygun değildir. Bu, HMK m. 297/2'nin açık bir ihlalidir ve hükmü infaza elverişsiz kılar. Hüküm fıkrası, kendi başına anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır. Kararın infazı için başka bir belgeye (bilirkişi raporu gibi) atıf yapılması, hükmün açıklığı ilkesini ortadan kaldırır. İcra memuru, kararı infaz ederken, sadece hüküm fıkrasına bakarak tarafların hak ve yükümlülüklerini net bir şekilde görebilmelidir. Bilirkişi raporları karmaşık olabilir, farklı hesaplamalar içerebilir veya taraflarca itiraza uğramış olabilir. Mahkemenin görevi, bu raporları değerlendirerek ulaştığı net sonucu (örneğin, kabul edilen tazminat miktarını) hüküm fıkrasına açıkça yazmaktır. Sadece rapora atıf yaparak kurulan bir hüküm, belirsiz ve infazda tereddüt yaratıcı olduğu için Yargıtay tarafından bozulur.