HMK m. 297/2 uyarınca, mahkeme kararının hüküm fıkrasında 'taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların' gösterilmesi gerekir. Bir tazminat davasında, mahkemenin faize hükmederken faizin başlangıç tarihini ve türünü (yasal faiz, ticari faiz vb.) belirtmemesi bu kurala aykırı mıdır?
Evet, bu durum HMK m. 297/2'deki açıklık ve belirlilik ilkesine aykırıdır. Faiz, asıl alacağa bağlı bir fer'i haktır ve 'tanınan hakkın' bir parçasını oluşturur. Mahkemenin sadece '...faiziyle birlikte tahsiline' şeklinde bir karar vermesi, infazda ciddi tereddütlere yol açar. Hükmün açık ve infaza elverişli olması için, faizin başlangıç tarihinin (olay tarihi, dava tarihi, ıslah tarihi, temerrüt tarihi vb.) ve faizin türünün (yasal faiz, avans faizi, ticari temerrüt faizi vb.) hüküm fıkrasında net bir şekilde belirtilmesi zorunludur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/31224 E. sayılı kararında da, mahkemenin 'yasal faizi (en yüksek kamu faizi)' gibi çelişkili ve belirsiz bir ifade kullanması eleştirilmiştir. Bu tür belirsizlikler, kararın infaz kabiliyetini ortadan kaldırdığı için tek başına bozma nedeni sayılır.