5237 sayılı TCK m. 50/6 ve m. 52/4, ödenmeyen adli para cezalarının infazına ilişkin farklı rejimler öngörür. Bir cezanın TCK m. 50/6'ya mı, yoksa m. 52/4 ve 5275 S.K. m. 106'ya mı tabi olacağını belirleyen temel kriter nedir?
Bu iki rejim arasındaki ayrımı belirleyen temel kriter, adli para cezasının 'kaynağı'dır. Yani, cezanın doğrudan mı verildiği, yoksa kısa süreli hapis cezasından mı çevrildiği önemlidir. 1) Kısa Süreli Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası (TCK m. 50): Bu ceza ödenmezse, TCK m. 50/6 hükmü uygulanır. Bu hükme göre, çevrilen hapis cezasına geri dönülür ve bu hapis cezası kısmen veya tamamen infaz edilir. Burada 5275 S.K. m. 106'daki hapse çevirme usulü (gün hesabı, kamuya yararlı işte çalıştırma vb.) uygulanmaz. 2) Doğrudan Verilen veya Uzun Süreli Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası (TCK m. 52): Bu tür bir ceza ödenmezse, TCK m. 52/4'teki ihtar gereği, infazı 5275 S.K. m. 106'ya göre yapılır. Yani, ödenmeyen kısım, mahkemenin belirlediği gün ve günlük miktar üzerinden hapse çevrilir ve bu çevrilen hapis cezası da öncelikle kamuya yararlı işte çalıştırma yoluyla infaz edilmeye çalışılır. Yargıtay 16. CD, 2015/5737 E. sayılı kararı da bu ayrıma işaret etmektedir.