Bir davada hem asıl davacı hem de asli müdahil davacı bulunuyorsa, mahkeme hüküm kurarken her ikisinin taleplerini de ayrı ayrı ele almak zorunda mıdır? Danıştay 14. Dairesi'nin 2015/17431 E. sayılı kararında mahkemenin bu konudaki hatası neydi?
Evet, mahkeme her ikisinin taleplerini de ayrı ayrı ele almak ve her biri hakkında ayrı bir hüküm kurmak zorundadır. Asli müdahale (HMK m. 65), davaya yeni bir tarafın kendi hakkını ileri sürerek katılmasıdır ve asli müdahilin davası, asıl davayla birlikte görülse de ondan bağımsız bir davadır. Danıştay 14. Dairesi'nin 2015/17431 E. sayılı kararında, mahkeme, asıl davacı olan Belediye'nin davasını reddederken, asli müdahil olan Hazine'nin davasını kabul etmiştir. Ancak kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası, dava konusu taşınmazlar ve taraflarla ilgisiz, başka bir dosyaya ait bilgilerle dolu, çelişkili ve müphem bir şekilde yazılmıştır. HMK m. 297 uyarınca, mahkemenin hem asıl davacının hem de asli müdahilin taleplerini, iddialarını, savunmaları ve delilleri ayrı ayrı tartışıp, her biri için net, infaza elverişli ve gerekçeli bir hüküm kurması gerekirdi. Mahkemenin bu şekilde çelişkili ve ilgisiz bir karar vermesi, usulün temel kurallarını ihlal ettiği için bozma nedeni sayılmıştır.