TCK m. 52/4 uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesi, sanığın ekonomik durumuna bağlı bir takdir hakkıdır. Peki, TCK m. 50/3 uyarınca kısa süreli hapis cezasının zorunlu olarak seçenek yaptırıma (örneğin adli para cezasına) çevrilmesi, hakimin takdirine mi bağlıdır, yoksa bir zorunluluk mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258590

TCK m. 50/3'teki çevirme bir zorunluluktur, hakimin takdirine bağlı değildir. İki durum arasında temel bir fark vardır: TCK m. 52/4'teki taksitlendirme, hükmedilmiş bir adli para cezasının 'ödeme şekline' ilişkin bir kolaylıktır ve hakimin, sanığın ekonomik durumunu değerlendirerek kullanabileceği 'takdiri' bir yetkidir. Hakim, taksitlendirme yapmayabilir. TCK m. 50/3 ise, cezanın 'türüne' ilişkin bir kuraldır. Madde, 'Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası... seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.' diyerek, hakime bir zorunluluk yükler. 'Çevrilir' ifadesi emredicidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/14174 E. sayılı kararında da bu zorunluluğa uyulmaması kanun yararına bozma sebebi sayılmıştır. Dolayısıyla, biri ödeme usulüne ilişkin takdiri bir yetki iken, diğeri cezanın türünü değiştiren zorunlu bir uygulamadır.