Cezai ehliyeti bulunmadığı tespit edilen (örneğin 11 yaşında veya algılama yeteneği gelişmemiş 13 yaşında) bir çocuğa TCK m. 31 uyarınca ceza verilemez, ancak 'çocuklara özgü güvenlik tedbirleri' uygulanır. Bu tedbirlerin hukuki niteliği nedir ve ceza sorumluluğu bulunan bir çocuğa da bu tedbirler uygulanabilir mi? Metindeki Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/21033 kararı bu konuda ne söylemektedir?
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri, Çocuk Koruma Kanunu'nun (ÇKK) 5. maddesinde 'Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu tedbirler (danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma) cezalandırma amacı gütmeyen, çocuğu korumayı ve topluma yeniden kazandırmayı hedefleyen önlemlerdir. Hukuki niteliği, bir ceza veya cezaya ek bir yaptırım değil, çocuğun yüksek yararı gereği uygulanan bir koruma mekanizmasıdır. TCK m. 31/1 ve 31/2, cezai ehliyeti olmayan çocuklar hakkında 'çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur' diyerek bu tedbirleri bir güvenlik tedbiri olarak konumlandırmıştır. ÇKK m. 11 ise bu durumu daha da netleştirerek, 'Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır' demektedir. Metindeki Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/21033 sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK sisteminde, ceza ehliyeti bulunan bir çocuk hakkında ceza yerine güvenlik tedbiri uygulanmasına imkan tanınmamıştır. Ceza sorumluluğu olan çocuklara (örneğin 16 yaşındaki bir çocuk) TCK m. 31/3 uyarınca indirimli ceza verilir. Bu çocuklara ÇKK m. 11 kapsamında 'güvenlik tedbiri' uygulanamaz. Ancak, ceza uygulanan bu çocuğun aynı zamanda korunma ihtiyacı içinde olması halinde, ÇKK m. 5'te yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlere, bir güvenlik tedbiri olarak değil, idari nitelikte bir koruma önlemi olarak Aile Mahkemesi tarafından hükmedilebilir.