Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nda yer alan 'Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır' hükmünün, 5253 sayılı yeni Dernekler Kanunu'nda yer almaması, bu kuruma karşı işlenen suçların hukuki niteliğini nasıl değiştirmiştir?
Bu hükmün yeni kanunda yer almaması, bu kuruma karşı işlenen suçların hukuki niteliğini temelden değiştirmiştir. Mülga kanundaki bu özel hüküm, Türk Hava Kurumu görevlilerini ceza hukuku uygulamasında 'memur' statüsüne sokuyor ve kurum mallarını da 'devlet malı' sayıyordu. Bu, bu görevlilerin işledikleri suçların (malvarlığına karşı) zimmet gibi nitelikli ve ağır suçları oluşturmasına neden oluyordu. 5253 sayılı yeni Dernekler Kanunu'nda bu özel hükmün kaldırılması ve yerine genel olarak dernek görevlilerinin sorumluluğunu 'güveni kötüye kullanma' suçuna bağlayan bir düzenleme (m. 32/f) getirilmesi, bu özel statüyü ortadan kaldırmıştır. Artık Türk Hava Kurumu görevlileri, TCK m. 6 anlamında genel şartlar oluşmadıkça kamu görevlisi sayılmazlar ve mallarına karşı işledikleri suçlar da zimmet değil, şartları varsa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) suçunu oluşturur. Bu değişiklik, özel kanunlardaki istisnai statülerin, ancak kanunda açıkça var oldukları sürece geçerli olduğunu, kaldırıldıklarında ise genel hükümlerin (TCK) uygulanacağını gösterir.