Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21987 E. sayılı kararının muhalefet şerhinde, TCK m. 52'deki gün-para sisteminin, hakimin bireyselleştirme imkanını nasıl sağladığı ve bu nedenle hapis cezası ile adli para cezası gün sayısının belirlenmesinde neden farklı takdirler kullanılmaması gerektiği savunulmuştur?
Muhalefet şerhine göre, TCK m. 52'deki gün-para sistemi, hakime cezanın bireyselleştirilmesi için çift aşamalı bir imkan tanır. İlk aşama, TCK m. 61'e göre temel gün sayısının belirlenmesidir. Bu aşamada, suçun haksızlık içeriği (işleniş biçimi, zarar vb.) dikkate alınır. İkinci aşama ise, bulunan gün sayısının, sanığın 'ekonomik durumuna göre' 100-500 TL (2024 itibarıyla) arasında bir miktarla çarpılmasıdır. Muhalif üye, hapis cezası ile adli para cezasının gün sayısının belirlenmesinin aynı TCK m. 61 kriterlerine dayandığını, bu nedenle mahkeme 'takdiren ve asgari had üzerinden' diyerek hapis cezasını alt sınırdan belirlediğinde, suçun haksızlık içeriğine ilişkin takdirini bu yönde kullanmış olduğunu savunur. Bu takdirden sonra, aynı suça ilişkin adli para cezasının gün sayısını farklı bir gerekçe göstermeden alt sınırdan uzaklaştırarak belirlemesi bir çelişkidir. Çünkü sanığın ekonomik durumu, cezanın bireyselleştirilmesinin ikinci aşamasında, yani 'günlük miktarın' belirlenmesinde zaten dikkate alınacaktır. Dolayısıyla, haksızlık içeriği aynı olan bir suç için, hapis cezasının süresi ile adli para cezasının gün sayısı arasında bir orantı olması gerektiği savunulmaktadır.