Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeniyle bozulan bir kararda, Yargıtay'ın 'önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir' içtihadının temel amacı nedir? Bu, hakime tamamen yeni bir karar verme serbestisi mi tanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258582

Bu içtihadın (10.04.1992 tarihli İBK) temel amacı, mahkemeyi düştüğü usuli hatanın içine hapsetmemek ve adil bir sonuca ulaşılmasını sağlamaktır. Eğer mahkeme, hatalı olan ilk kısa kararına mutlak surette bağlı kalsaydı, belki de yargılama sonunda ulaştığı ve gerekçeli kararında açıkladığı doğru vicdani kanaatinden uzaklaşmak zorunda kalacaktı. Yargıtay, bu durumu önlemek için mahkemeye bir serbesti tanımaktadır. Bu serbesti, 'tamamen yeni bir karar verme' serbestisinden ziyade, 'çelişkiyi ortadan kaldıracak şekilde, dosyadaki delillere ve vicdani kanaatine uygun, tutarlı bir karar verme' serbestisidir. Mahkeme, dosyaya yeni delil ekleyemez veya yeniden tahkikat yapamaz (bozma nedeni bunu gerektirmiyorsa). Ancak, mevcut delilleri yeniden değerlendirerek, kısa kararı ile gerekçeli kararı birbiriyle uyumlu olacak şekilde, vicdanen ulaştığı sonuca göre yeni bir hüküm kurabilir. Bu, ya ilk kısa kararını ya da ilk gerekçeli kararındaki sonucu benimsemesi şeklinde olabilir; önemli olan sonuçta ortaya çıkan yeni hükmün kendi içinde çelişkisiz olmasıdır.