Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/8317 E. sayılı kararında atıf yapılan İBK uyarınca, mahkemelerin 6284 sayılı Kanun kapsamındaki davaları Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bildirme zorunluluğu yoktur. Peki, Bakanlık bu davalardan nasıl haberdar olabilir ve katılma hakkını nasıl kullanabilir?
İçtihadı Birleştirme Kararı, mahkemelere re'sen bildirim yükümlülüğü getirmediği için, Bakanlığın davalardan haberdar olması ve katılma hakkını kullanması kendi proaktif mekanizmalarına bağlıdır. 6284 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 46. maddesi, Bakanlığın 'herhangi bir şekilde haberdar olduğu' davalara katılabileceğini belirtir. Bu haberdar olma yolları şunlar olabilir: 1) Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM): Bu merkezler, kendilerine gelen başvurular veya diğer kurumlarla (kolluk, adliye, sağlık kuruluşları) yaptıkları işbirliği sayesinde davalardan haberdar olabilir ve Bakanlığın hukuk birimlerini bilgilendirebilir. 2) Medya ve Kamuoyu Takibi: Bakanlık, medyaya yansıyan önemli şiddet vakalarını takip ederek ilgili davalar hakkında bilgi edinebilir. 3) Mağdur veya Vekilinin Başvurusu: Şiddet mağduru veya vekili, davalarına Bakanlığın da katılmasını sağlamak için doğrudan Bakanlığın il müdürlüklerine veya merkez teşkilatına başvurabilir. Bakanlık, bu yollarla haberdar olduğu ve 'gerekli gördüğü' davalarda, CMK m. 238'e uygun olarak mahkemeye bir dilekçe vererek veya duruşmada sözlü talepte bulunarak katılma hakkını kullanır.