TCK m. 6 gerekçesinde, 765 sayılı TCK'daki 'memur' tanımının doğurduğu sakıncaları devam ettirecek nitelikteki tanımın Tasarı metninden çıkarıldığı belirtilmektedir. 765 sayılı TCK'daki memur tanımının temel sakıncası neydi ve TCK m. 6/1-c'deki 'kamu görevlisi' tanımı bu sakıncayı nasıl gidermiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258576

765 sayılı TCK'daki memur tanımının (m. 279) temel sakıncası, aşırı derecede şekilci ve statüye dayalı olmasıydı. Bu tanım, bir kişinin memur sayılması için devlet tarafından sürekli veya geçici bir hizmete atanmış olmasını arıyordu. Bu dar tanım, kamusal nitelikte görevler yapmalarına rağmen, atama usulüyle göreve gelmeyen (örneğin seçilenler, bilirkişiler, özel kanunlarla görevlendirilenler) birçok kişinin memur sayılmamasına ve bu nedenle rüşvet, zimmet gibi özgü suçların faili olamamasına yol açıyordu. Bu durum, ceza adaletinde boşluklar ve eşitsizlikler yaratıyordu. TCK m. 6/1-c'deki 'kamu görevlisi' tanımı, bu sakıncayı, sorumluluğun temelini 'statüden' alıp 'faaliyetin niteliğine' taşıyarak gidermiştir. Yeni tanım, 'kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan' herkesi kapsayarak, görevin kamusal nitelikte olmasını tek ölçüt haline getirmiştir. Böylece, kamusal bir görevi ifa eden herkes, statüsüne bakılmaksızın ceza kanunu uygulamasında kamu görevlisi sayılmış ve sorumluluk alanı genişletilmiştir.