Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21987 E. sayılı kararında, mahkemenin hapis cezasını alt sınırdan tayin edip, adli para cezasını 'teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden' alt sınırın üzerinde belirlemesi eleştirilmiştir. Hakimin bu farklı uygulamayı haklı kılabileceği ne gibi gerekçeler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258573

Hakim, bu farklı uygulamayı TCK m. 61'deki cezanın bireyselleştirilmesi kriterlerine dayanarak haklı kılabilir. Olası gerekçeler şunlar olabilir: 1) Suçtan Elde Edilen Menfaat: Özellikle ekonomik suçlarda, sanığın suçtan elde ettiği haksız kazancın yüksek olması, hapis cezasında alt sınır tercih edilse bile adli para cezasında caydırıcılığı sağlamak için alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirebilir. Hakim gerekçesinde, 'sanığın elde ettiği menfaatin büyüklüğü dikkate alınarak' diyebilir. 2) Meydana Gelen Zararın Ağırlığı: Suçun neden olduğu maddi zararın çok büyük olması, hapis cezasının caydırıcılığının adli para cezasıyla da desteklenmesi gerektiğini düşündürebilir. 3) Sanığın Ekonomik Durumu: TCK m. 52/2, adli para cezasının günlük miktarının sanığın ekonomik durumuna göre belirlenmesini öngörür. Ancak hakim, sanığın ekonomik durumunun çok iyi olması nedeniyle, sadece günlük miktarı artırmanın yeterli caydırıcılığı sağlamayacağını, bu nedenle gün sayısını da bir miktar artırmanın adil olacağını düşünebilir. Önemli olan, hakimin bu takdirini 'takdiren' gibi soyut ifadelerle değil, dosyadaki somut verilere (zarar miktarı, sanığın mali durumu vb.) dayandırarak, makul ve denetlenebilir bir şekilde gerekçelendirmesidir.