HMK m. 297/2 ve HMK m. 298/2 hükümleri, 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'nın ilkelerini yasal bir zemine kavuşturmuş mudur? Bu kuralların temel amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258571

Evet, bu hükümler 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın temel ilkelerini yasal bir zemine kavuşturmuştur. Söz konusu İBK, tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli karar arasında çelişki olmasının mutlak bir bozma nedeni olduğunu ve mahkemenin tefhim ettiği kısa kararla bağlı olduğunu hükme bağlamıştı. 6100 sayılı HMK, bu yerleşik içtihadı kanun metnine taşıyarak; HMK m. 297/2 ile hüküm fıkrasının açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ve talepleri karşılayacak biçimde yazılması gerektiğini, HMK m. 298/2 ile de 'Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.' diyerek kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki uyum zorunluluğunu yasal bir kural haline getirmiştir. Bu kuralların temel amacı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/1951 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasını' sağlamak, yargılamanın aleniyeti ilkesini güvence altına almak ve kararların hukuki belirlilik ve tutarlılık içinde olmasını temin etmektir.