12-15 yaş grubundaki bir çocuğun cezai sorumluluğunun tespiti amacıyla alınan adli tıp raporunda çocuğun algılama ve irade yeteneğinin gelişmiş olduğu, ancak sosyal inceleme raporunda ise çocuğun içinde bulunduğu olumsuz aile ve çevre koşulları nedeniyle fiilin sonuçlarını tam olarak kavrayamayacağı ve davranışlarını yönlendirme yetisinin zayıf olduğu belirtilmiştir. Bu iki rapor arasındaki çelişki nasıl giderilmelidir? Mahkemenin takdir yetkisinin sınırları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25857

Bu durumda raporlar arasında bir çelişki mevcuttur. Sağlanan metinlerdeki Yargıtay kararlarında (örneğin 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/20767 ve 13. Ceza Dairesi - Karar: 2015/9561) bu gibi durumlarda mahkemenin çelişkiyi gidermeden hüküm kuramayacağı açıkça belirtilmiştir. Mahkemenin yapması gereken, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya tam teşekküllü bir hastaneden yeni ve gerekçeli bir rapor almaktır. Bu yeni raporda, önceki raporlar ve sosyal inceleme raporundaki bulgular tartışılarak, çocuğun isnat edilen fiil özelindeki algılama ve yönlendirme yeteneği hakkında kesin bir sonuca varılması istenmelidir. TCK m. 31/2 uyarınca kusur yeteneğinin olup olmadığının takdir yetkisi münhasıran mahkemeye aittir. Ancak mahkeme bu takdir yetkisini, keyfi olarak veya raporlardan birini diğerine üstün tutarak kullanamaz. Takdir yetkisi, toplanan tüm delilleri, özellikle de birbiriyle uyumlu ve çelişkiden arındırılmış uzman raporlarını dikkate alarak, hukuki ve fiili gerekçelerle kullanılmalıdır. Çelişki giderilmeden verilen karar, eksik soruşturma nedeniyle Yargıtay tarafından bozulacaktır.