Tapu sicilindeki basit bir yazım hatasının (örneğin ismin bir harfinin yanlış yazılması) düzeltilmesi talebinin Tapu Müdürlüğü'nce reddedilmesi üzerine açılacak dava hangi yargı kolunda görülmelidir? Danıştay 10. Dairesi'nin 2014/3891 E. sayılı kararı, bu tür uyuşmazlıklarda idari yargı ile adli yargı arasındaki görev ayrımını nasıl belirlemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258569

Bu tür bir uyuşmazlığın çözümü, hatanın niteliğine göre hem idari hem de adli yargıyı ilgilendirebilir. Danıştay 10. Dairesi'nin 2014/3891 E. sayılı kararı bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymuştur. Karara göre: 1) İdari Yargının Görevi: Eğer talep, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 74. ve 75. maddeleri kapsamında, Tapu Müdürlüğü'nün 're'sen' veya basit belgelerle (nüfus kaydı, ilmühaber vb.) düzeltebileceği nitelikteki 'basit yazım hatalarına' ilişkin ise, müdürlüğün bu talebi reddetme işlemi idari bir işlemdir ve buna karşı açılacak dava idari yargıda görülmelidir. 2) Adli Yargının Görevi: Eğer talep, basit bir yazım hatasını aşıyor ve tapu malikinin kimliği konusunda bir belirsizlik yaratıyor, mülkiyet hakkının özünü etkiliyor veya farklı kişilerin haklarıyla çatışıyorsa (örneğin, malik ile düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olup olmadığının tespiti gerekiyorsa), bu durum artık Medeni Kanun kapsamında bir 'tespit' veya 'tescil' davası niteliği kazanır ve bu davanın görüm ve çözümü adli yargının (asliye hukuk mahkemesi) görevine girer. Mahkeme, talebin içeriğini bu ayrıma göre değerlendirip, idari nitelikteki kısımlar için esasa girmeli, adli yargıyı ilgilendiren kısımlar için ise görev yönünden ret kararı vermelidir.