5237 sayılı TCK m. 165'te düzenlenen 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' suçu, 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Mahkemenin, bu değişiklikten önce açılmış ve devam eden bir davada, uzlaştırma işlemi yapmadan mahkumiyet hükmü kurması usule uygun mudur?
Hayır, usule uygun değildir. TCK m. 7/2, 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.' der. Uzlaştırma, bir ceza muhakemesi kurumudur ve sanık lehine sonuçlar doğurma potansiyeli (davanın düşmesi gibi) nedeniyle, TCK m. 7/2 kapsamında lehe bir düzenlemedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1575 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yargılama devam ederken yapılan bir kanun değişikliği ile bir suç uzlaştırma kapsamına alınmışsa, mahkeme derhal yargılamayı durdurup, CMK m. 253 ve 254 uyarınca dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Uzlaştırma işlemi yapılmadan ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması, kanunun amir hükmüne aykırıdır ve mutlak bir bozma sebebidir.