Bir mahkemenin, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararında direndikten sonra, direnme kararının da bozulması üzerine, önceki kısa kararı veya direnme kararıyla bağlı kalmaksızın yeni bir karar vermesi mümkün müdür? Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/102 E. sayılı kararında atıf yapılan 10.04.1992 tarihli İBK bu konuda ne demektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258554

Evet, mümkündür. 10.04.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, bu konuda mahkemeye geniş bir serbesti tanımaktadır. İBK'ya göre, bir kararda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olması bozma nedenidir ve bu bozmadan sonra mahkeme, 'önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir'. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/102 E. sayılı kararında da bu İBK'ya atıf yapılmıştır. Bu ilke, sadece ilk bozmadan sonra değil, direnme kararının bozulmasından sonra da geçerlidir. Direnme kararının da bozulmasıyla birlikte, önceki tüm kararlar (ilk hüküm, kısa karar, direnme kararı) hukuken ortadan kalkmış olur. Mahkeme, dosyayı yeniden ele aldığında, önceki kararların hiçbirisiyle bağlı değildir ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre, vicdani kanaati doğrultusunda, usule uygun ve çelişkisiz yeni bir hüküm kurmakta serbesttir.