HMK m. 297/1-ç'ye göre hüküm, 'iddia ve savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların, hangi delillerle ispat edildiğini' göstermelidir. Muris muvazaası davasında mahkemenin, Yargıtay'ın aradığı kriterleri (yörenin gelenekleri, alım gücü, bedeller arası fark vb.) araştırmadan ve tartışmadan, sadece birkaç tanık beyanına dayanarak karar vermesi bu maddeye uygun mudur? (Yargıtay 1. HD, 2018/1703 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258553

Hayır, uygun değildir. Bu durum, 'eksik inceleme' ve 'yetersiz gerekçe' ile hüküm kurulması anlamına gelir ve HMK m. 297'nin ihlalidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/1703 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, muris muvazaası gibi ispatı zor, iç iradeye dayalı davalarda, doğru ve adil bir sonuca ulaşmak için Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla belirlenmiş tüm delillerin toplanması ve birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Bu deliller; yörenin gelenekleri, mirasbırakanın işlemi yapmakta haklı bir nedeni olup olmadığı, davalının alım gücü, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark, taraflar arasındaki beşeri ilişkiler gibi olgulardır. Mahkemenin, bu bütüncül araştırmayı yapmadan, sadece birkaç tanık beyanı gibi sınırlı delillere dayanarak karar vermesi, HMK m. 297/1-ç ve 1-d'de aranan 'delillerin toplanması, tartışılması ve değerlendirilmesi' yükümlülüğünü yerine getirmemesi anlamına gelir ve bu durum tek başına bozma sebebidir.