Bir muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında davalı, tanıklarını bildirmiş ancak mahkeme, keşif kararı verildiği gerekçesiyle bu tanıkların duruşmada dinlenmesinden vazgeçerek keşif mahallinde dinlenmelerine karar vermiştir. Ancak keşif günü tanıklar hazır edilememiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/1329 E., 2017/602 K. sayılı kararı ışığında, mahkemenin bu ara kararını ve tanıkların dinlenmemesi durumunu HMK m. 243, 244 ve 259 açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25854

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/1329 E., 2017/602 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemenin bu tutumu usule aykırıdır. Taraflarca gösterilen tanıklar, hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak dinlenmelidir. Mahkeme, tanıkların keşif mahallinde dinlenmesine karar verebilir, ancak bu, tanıkların dinlenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. HMK m. 243 ve 244 uyarınca, mahkemece dinlenmesine karar verilen tanıklara usulüne uygun davetiye çıkarılmalı, gelmedikleri takdirde zorla getirilmeleri sağlanmalıdır. Mahkemenin, 'taraflarca hazır edilmelerine' şeklinde bir ara karar kurması, tanıkların dinlenmesi için gerekli yasal prosedürü işletme sorumluluğunu taraflara yüklemesi anlamına gelir ki bu hukuka aykırıdır. Yargıtay kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin tanıkların dinlenmesi için gerekli işlemleri (davetiye, zorla getirme vs.) re'sen yapması gerekir. Tanıkların dinlenilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması ve eksik inceleme sonucunu doğurur ve bu durum tek başına bir bozma nedenidir.