Bir trafik kazasında asli kusurlu olan bir sürücüye verilecek cezanın belirlenmesinde, TCK m. 61'deki hangi ölçütler özellikle dikkate alınmalıdır? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/2402 E. sayılı kararında, mahkemenin temel cezayı belirlerken dayandığı hangi gerekçe hukuka aykırı bulunmuştur?
Taksirli suçlarda temel ceza belirlenirken TCK m. 61'deki ölçütlerden özellikle 'taksire dayalı kusurun ağırlığı' ve 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' dikkate alınmalıdır. Sanığın kusur oranının yüksekliği (örneğin asli kusurlu olması) veya kazada birden fazla kişinin ölmesi/yaralanması, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesi için haklı bir gerekçe oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/2402 E. sayılı kararında, mahkemenin temel cezayı belirlerken TCK m. 61/1-g'de yer alan 'failin güttüğü amaç ve saik' gerekçesine dayanması hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü 'amaç ve saik', kasıtlı suçlara özgü kavramlardır. Taksirli suçlarda, failin belirli bir neticeyi isteme veya öngörme durumu (kast) yoktur; sadece dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışı vardır. Bu nedenle, taksirli suçlarda failin bir amaç veya saik gütmesinden söz edilemez ve bu kriter cezanın bireyselleştirilmesinde kullanılamaz. Bu durum, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarıyla da sabittir.