TCK m. 6'nın gerekçesinde, kamusal faaliyetin yürütülmesinin 'ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı' belirtilmiştir. Bu ilke mutlak mıdır? 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel yapı denetim kuruluşları bu kuralın bir istisnası mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258533

Bu ilke mutlak değildir; kanunla özel bir düzenleme getirilerek istisnalar yaratılabilir. TCK m. 6 gerekçesindeki ifade, genel kuralı belirtir. Ancak, kanun koyucu belirli bir faaliyetin niteliği gereği, onu yürüten özel hukuk kişilerini de ceza hukuku sorumluluğu açısından kamu görevlisi sayabilir. 4708 sayılı Kanun kapsamındaki yapı denetim faaliyeti tam olarak bu duruma bir örnektir. Yapı denetimi, aslen kamu idaresine ait olan, imar ve iskan güvenliğini sağlama şeklindeki bir kamusal denetim görevinin, kanunla özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesidir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/2470 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu kuruluşların çalışanları, 4708 sayılı Kanun'un 9/2. maddesindeki özel atıf ve TCK m. 6/1-c'deki 'herhangi bir surette... katılan kişi' ifadesi uyarınca, bu kamusal faaliyetin yürütülmesine katıldıkları için 'kamu görevlisi' sayılırlar. Bu, 'ihaleye dayalı' üstlenmenin tek başına belirleyici olmadığını, faaliyetin niteliğinin ve özel kanunlardaki düzenlemelerin de dikkate alınması gerektiğini gösteren önemli bir istisnadır.