Bir sanık hakkında hem hapis cezasından çevrilen adli para cezasına hem de doğrudan hükmedilen adli para cezasına karar verilmişse, bu cezaların taksitlendirilmesinde farklı usuller uygulanabilir mi? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21987 E. sayılı kararındaki yaklaşımı tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258516

Bu konu tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay kararları her iki ceza türü için de TCK m. 52/4'ün uygulanması gerektiği yönündedir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21987 E. sayılı kararında, mahkeme, hapis cezasından çevrilen adli para cezasını 'hükmün kesinleşmesinden itibaren' taksitlendirmiş, bu durum Yargıtay tarafından 'infaz yetkisini kısıtlar şekilde' olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Karar, bu tür adli para cezaları için de taksitlendirmenin infaz aşamasında Cumhuriyet Savcılığı tarafından belirlenmesi gerektiği imasını taşımaktadır. Ancak genel uygulama, hem doğrudan verilen (TCK m. 52) hem de hapis cezasından çevrilen (TCK m. 50) adli para cezaları için taksitlendirme kararının mahkeme tarafından TCK m. 52/4'e göre verilebileceği yönündedir. Önemli olan, taksitlendirmenin 'hükmün kesinleşmesinden itibaren' gibi infazı kısıtlayan bir ifadeyle değil, genel olarak yapılmasıdır. Pratikte, her iki ceza türü için de mahkeme TCK m. 52/4'e göre taksitlendirme kararı verebilir ve bu kararlar infaz aşamasında birlikte değerlendirilir. Farklı usuller uygulanması genellikle kabul görmez.