Bir hukuk mahkemesinin tefhim ettiği kısa karar ile gerekçeli kararı arasında, hem davaların birleştirilmesi usulüne aykırılık hem de hükmedilen para cezası miktarı açısından çelişki varsa, bu durumun hukuki sonucu ne olur? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/3662 E. sayılı kararındaki çifte hatayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258500

Bu durum, kararın birden fazla nedenle usulden bozulmasını gerektirir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/3662 E. sayılı kararında bu çifte hata mevcuttur: 1) Birleştirme Usulüne Aykırılık: Mahkeme, iki ayrı ihalenin feshi davasını birleştirmesine rağmen, hüküm fıkrasında bu davalar için ayrı ayrı hüküm kurmak yerine tek bir hüküm kurmuştur. Bu, HMK m. 297/2'ye aykırıdır çünkü birleşen davalar bağımsızlıklarını korur ve her biri için ayrı hüküm gerekir. 2) Kısa Karar-Gerekçeli Karar Çelişkisi: Mahkeme, tefhim ettiği kısa kararda para cezasının kim hakkında verildiğini belirtmeden genel bir ifade kullanmış ('davacının... para cezası ile cezalandırılmasına'), ancak gerekçeli kararda 'her iki davacının ayrı ayrı' para cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir. Bu durum, tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli karar arasında HMK m. 298/2'ye aykırı açık bir çelişki yaratmıştır. Yargıtay, bu iki temel usul hatası nedeniyle kararı bozmuştur.