HMK m. 297/2'de hükmün 'açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' olması gerektiği belirtilmiştir. Bir davanın kısmen kabulüne karar veren mahkemenin, hüküm fıkrasında davacıya hangi kalemden ne kadar tazminat verildiğini açıkça belirtmeyip, sadece '391.262,96 TL maddi tazminatın... davacılara verilmesine' şeklinde bir ifade kullanması bu ilkeye uygun mudur? (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/31224 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258494

Hayır, bu ifade HMK m. 297/2'deki açıklık ilkesine uygun değildir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/31224 E. sayılı kararında benzer bir durum ele alınmıştır. Kararın gerekçesinde, birden fazla davacı (eş ve çocuklar) için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatı tutarları (örneğin eş için 391.262,96 TL, bir çocuk için 121.932,67 TL) hesaplandığı belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sadece '391.262,96 TL maddi tazminatın... davacılara verilmesine' denilmiştir. Bu hüküm, toplam tazminatın kime, hangi oranda veya hangi kalemden dolayı verildiği konusunda belirsizlik yaratmaktadır. 'Davacılara' ifadesi, paranın davacılar arasında nasıl paylaştırılacağı konusunda şüphe ve tereddüt uyandırmaktadır. Hüküm fıkrası, her bir davacıya tanınan hakkı ve borçluya yüklenen yükümlülüğü ayrı ayrı, net ve infaza elverişli bir şekilde göstermelidir. Bu açıklığın sağlanmaması, kararın usulden bozulmasını gerektirir.