HMK Madde 294'te yer alan 'hüküm' kavramının 'usule ilişkin nihai kararlar' hakkında da uygulanması (HMK 294/6) ilkesinin pratik uygulamasını açıklayınız. Özellikle, birleşen davaların hukuki niteliği ve bu davalar hakkında hüküm kurulmasındaki usulü Yargıtay kararlarıyla örneklendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258478

HMK Madde 294/6'ya göre, 'hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır.' Bu ilke, davanın esasına yönelik hükümler için geçerli olan yazım, kapsam ve tefhim kurallarının, usule ilişkin nihai kararlar (örneğin davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararları gibi) için de geçerli olduğunu belirtir. **Pratik Uygulama ve Birleşen Davalar:** Bu ilke, özellikle birden fazla davanın birleştirildiği durumlarda hüküm kurulmasındaki usul açısından önem taşır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre: - **Her Dava Ayrı Ayrı Belirtilmeli:** Birleşen davalar birlikte incelenip karara bağlansa da, her bir birleşen dava ayrı bir dava olma özelliğini yitirmez. Dolayısıyla, mahkemece verilen kararda, birleşen ve birleştirilen davaların ayrı ayrı belirtilmesi ve hükümde, her birleştirilen dava için ayrı ayrı karar verilerek, her dava için verilen kararın, ayrı ayrı gösterilmesi gerekir (Yargıtay 12. HD - Esas: 2017/3662, Karar: 2017/8743). - **HMK 297/2'ye Uygunluk:** Hükmün, HMK 297/2 maddesindeki 'taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir' kuralına uygun olması şarttır. Birleşen davalar hakkında tek bir hüküm kurulması veya kararın müphem ifadeler içermesi, bu hükme aykırılık teşkil eder ve infazda tereddüt yaratır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/1951 Esas, 2018/7620 K. sayılı kararında, birleşen davalarla ilgili hüküm kurulurken her bir dosya için ayrı ayrı hüküm fıkrası oluşturulmaması bozma nedeni sayılmıştır. - **Vekalet Ücreti:** Davalar birleştirilse dahi, her bir dava bakımından ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği de vurgulanmıştır (Yargıtay 1. HD - Esas: 2016/11429, Karar: 2018/11365). Bu yaklaşım, yargılamanın şeffaflığını, hukuki kesinliği ve kararların infaza elverişliliğini sağlamayı amaçlar.