İYUK Madde 15 ve ilgili Danıştay içtihatları bağlamında, tapu sicil kayıtlarındaki düzeltmelere ilişkin davalarda idari yargının görevi nasıl belirlenmektedir? Özellikle, re'sen düzeltilebilecek hususlar ile adli yargının görev alanına giren hususlar arasındaki ayrımı açıklayınız.
İYUK Madde 15/1-a bendine göre, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davalar idari yargı tarafından reddedilir. Tapu sicil kayıtlarındaki düzeltmelere ilişkin davalar, idari ve adli yargı arasında görev ayrımı açısından karmaşık bir alandır. **Danıştay'ın Yaklaşımı:** Danıştay 10. Daire'nin 2014/3891 Esas, 2015/5767 K. sayılı kararına göre: - **İdari Yargının Görevi:** Malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin olarak tapu sicilinin hatalı ya da farklı yazılması halinde, Tapu Sicili Tüzüğü'nün (özellikle 74. ve 75. maddeleri) ilgili hükümleri uyarınca, tapu müdürlüğünce re'sen düzeltilebilecek basit yazım hataları veya güncellemelerle ilgili uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer. Bu tür durumlarda, bir mahkeme kararına gerek olmaksızın idarenin düzeltme yapması gerekir. İdari işlem niteliğindeki ret kararları da idari yargının denetimine tabidir. - **Adli Yargının Görevi:** Tapu kaydında yer alması zorunlu olan bilgilerin (malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni vb.) düzeltilmesi konusunda, tapu müdürlüğü tarafından re'sen düzeltilebilecek hususları aşan, yani daha derinlemesine inceleme veya belgelendirme gerektiren veya mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen uyuşmazlıklar adli yargının görev alanına girer (TMK 1027). Örneğin, tapu maliki ile düzeltilmesi istenen malikin aynı kişi olup olmadığının tespiti, nüfus kayıtları ile tapu kayıtları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gibi hususlar adli yargının görevinde olabilir. Kararda, uyuşmazlığın hem idari hukuku hem de özel hukuku ilgilendiren yönleri olabileceği ve mahkemenin öncelikle idari yargının görevine giren hususları (re'sen düzeltme kapsamı) incelemesi, kalan kısımlar için ise davanın görev yönünden reddine karar vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, tapu sicilindeki değişikliklerin hukuki niteliğine ve idarenin sahip olduğu yetkilere göre yargı yolu ayrımının yapıldığını göstermektedir.