CMK Madde 237'de yer alan 'kamu davasına katılma' kavramının 'şikayet' kavramıyla ilişkisini açıklayınız. Şikayetin, kamu davasına katılma hakkını nasıl içerdiğini ve bu iki kurum arasındaki işlevsel farkları belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258458

CMK Madde 237/1'e göre, kamu davasına katılabilmek için mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, 'şikâyetçi olduklarını bildirerek' kamu davasına katılabilirler. **İlişki:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/91 E., 2018/249 K. sayılı kararına göre, 'katılma hakkı olan gerçek veya tüzel kişinin şikâyet hakkının da olduğu, diğer bir deyişle katılma hakkının şikâyet hakkını da içerdiği hususunda hiçbir kuşku yoktur.' Bu ifade, katılma talebinde bulunan kişinin aynı zamanda şikayet iradesini de ortaya koyduğunu gösterir. **İşlevsel Farklar:** - **Şikayet:** Bir suçun soruşturulması ve kovuşturulması için gerekli olan ve mağdur veya suçtan zarar gören tarafından yapılan bir ihbar niteliğindedir. Bazı suçlar, şikayete bağlıdır ve şikayet olmadan kovuşturma yapılamaz. Şikayet, genellikle yargılamanın başlangıcında (soruşturma aşamasında) yapılır. - **Katılma:** Kamu davası açıldıktan sonra (kovuşturma aşamasında) mağdurun veya suçtan zarar görenin, savcının yanında yer alarak yargılamaya aktif katılımını ifade eder. Katılan sıfatı, kişiye yargılama sürecinde daha fazla usuli hak (delil sunma, kanun yoluna başvurma vb.) tanır. Şikayet, davanın açılması için bir koşul olabilirken, katılma, açılmış bir davaya müdahale etme ve taraf olma hakkıdır. Bir kişi şikayetçi olabilir ancak katılma talebinde bulunmayabilir. Ancak katılma talebinde bulunan kişi, örtülü olarak şikayet iradesini de ortaya koymuş sayılır. Bu durum, mağdur haklarının korunmasında iki farklı mekanizmanın varlığını ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerini gösterir.