TCK Madde 6'daki 'yargı görevi yapan' kavramında yer alan avukatın statüsü, özellikle görevini ifa ederken işlenen suçlarda nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın, stajyer avukatların bu kapsamda değerlendirilmesine ilişkin yaklaşımını açıklayınız.
TCK Madde 6/1-d bendinde, avukatlar 'yargı görevi yapan' kişiler arasında sayılmıştır. Bu tanım, avukatların kamu hizmeti niteliğindeki mesleki faaliyetlerini icra ederken, kendilerine karşı işlenen suçlarda veya kendilerinin işlediği suçlarda belirli hukuki sonuçlar doğurmasını sağlar. Özellikle 'görevi yaptırmamak için direnme' (TCK 265) gibi suçlarda, avukata karşı işlenen eylem nitelikli hal olarak kabul edilebilir. **Stajyer Avukatların Statüsü:** Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/25020 Esas, 2021/15174 K. sayılı kararında, stajyer avukatın da belirli şartlar altında 'yargı görevi yapan' kişi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Karara göre, 'stajyer avukat ise yanında staj yaptığı avukatın yazılı onayı olmak koşuluyla 1136 sayılı Kanunun 26. maddesinde sayılan işleri yaparken kamu görevlisi sayılacağı göz önüne alınarak, katılanın sözü edilen şartları taşıyıp taşımadığı ilgili Baro kayıtlarından araştırılmadan, eksik kovuşturma sonucu, TCK’nın 265/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Ayrıca, sanığın haciz sırasında gerçekleşen direnme eyleminin TCK’nın 6/1-d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, TCK’nın 265/2. maddesine göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi de bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Bu kararlar, stajyer avukatların da avukatlık mesleğinin icrasına ilişkin belirli görevleri yerine getirirken kamu görevlisi ve yargı görevi yapan kişi statüsünde değerlendirilebileceğini ve bu durumun ceza hukuku açısından önemli sonuçlar doğuracağını göstermektedir.