5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi kapsamında hükmedilen adli para cezasının infazı sürecinde 'tekerrür' hükümlerinin rolü nedir? Özellikle 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesi ile TCK'nın 58. maddesi arasındaki ilişkiyi Yargıtay kararlarıyla açıklayınız.
TCK Madde 52, adli para cezasını düzenlerken, TCK Madde 58 tekerrürü (suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular) düzenler. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesi ise adli para cezasının infazına ilişkindir. **Tekerrür ve Adli Para Cezası İlişkisi:** - **İnfaz Rejimi:** Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi, **yalnızca hapis cezalarına** ilişkin olup, adli para cezalarının infazını gösteren 106. maddesinde mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas: 2022/1120, Karar: 2022/8910). Dolayısıyla, adli para cezaları bakımından tekerrür hükümleri doğrudan bir infaz rejimi olarak uygulanmaz. - **Seçimlik Cezalarda Zorunluluk:** TCK Madde 58/3'e göre, tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, **hapis cezasına hükmolunur.** Bu, hakimin mükerrir bir sanık için adli para cezası seçme takdir yetkisini ortadan kaldırır ve hapis cezasını zorunlu kılar. - **Temyiz Kesinlik Sınırı ve Tekerrür:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/860 Esas, 2018/498 K. sayılı kararında, miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında kalan adli para cezası ile mahkumiyet hükümlerinin tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı kabul edilmiştir. Yani, eğer önceki adli para cezası hükmü miktarı nedeniyle temyiz yolu kapalı (kesin) ise, bu hüküm sonraki suç için tekerrüre esas alınmaz. Bu durum, adli para cezasının hapis cezalarından farklı bir infaz rejimine tabi olduğunu ve tekerrürün uygulanmasında belirli sınırlamaların olduğunu gösterir. Tekerrür, adli para cezasının infazını doğrudan etkilemese de, cezanın türünü belirlemede veya önceki hükmün niteliğine göre tekerrüre esas olup olmamada önemli bir rol oynar.