5237 sayılı TCK'nın 52. maddesinde öngörülen adli para cezasının alt ve üst sınırları ile gün karşılığı miktarın belirlenmesinde hakimin takdir yetkisini ve bu yetkinin kullanımındaki Yargıtay denetimini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258441

TCK Madde 52/1'e göre adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır. TCK Madde 52/2'ye göre ise en az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. **Hakimin Takdir Yetkisi ve Denetimi:** - **Gün Sayısının Belirlenmesi:** Hakim, gün birimi sayısını belirlerken TCK'nın 61. maddesindeki cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerini (suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman, yer, konunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlike, failin kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik) esas alır. - **Bir Gün Karşılığı Miktarının Belirlenmesi:** Bu miktar, failin ekonomik ve kişisel durumuna göre takdir edilir. Yargıtay'ın genel yaklaşımı, hapis cezası alt sınırdan belirlenmişse, adli para cezasının da (aksi yönde somut gerekçe belirtilmedikçe) alt sınırdan veya ona yakın bir değerden belirlenmesi gerektiğidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - Karar: 2021/14061; Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas: 2016/18143, Karar: 2017/478). Hakim, takdir yetkisini kullanırken dosyaya yansıyan somut verilere dayanmalı ve çelişki yaratmamalıdır. Örneğin, hapis cezası alt sınırdan verildiği halde, adli para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenmesi, usul ve yasaya aykırı bulunarak bozma nedeni yapılmıştır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Esas: 2017/5032, Karar: 2018/98; Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas: 2015/4268, Karar: 2015/24603). Ancak bazı kararlarda, hapis ve adli para cezasının farklı yaptırımlar olduğu ve aynı şekilde uygulanmayabileceği, bu durumda hakimin takdir yetkisinin geniş olduğu vurgulanmıştır (Yargıtay 17. Ceza Dairesi - Esas: 2016/3529, Karar: 2016/5561 - Muhalefet Şerhi). Bu durum, ceza adaleti sisteminde cezanın bireyselleştirilmesi ve hakkaniyet ilkesinin önemini göstermektedir.