İYUK Madde 15'e göre 'ehliyet' yönünden ret kararlarının dayanağını ve bu kararların idari yargılamadaki işlevini, özellikle 'menfaat ihlali' kriterinin tüzel kişiler açısından nasıl yorumlandığını Danıştay kararlarıyla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258435

İYUK Madde 15/1-b bendinde, dilekçelerde ehliyet yönünden kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. İdari yargılama hukukunda ehliyetin varlığı için kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneğinin yanında, iptali istenen işlemle ilgili meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin de ihlal edilmiş olması gerekmektedir (Danıştay 4. Daire - Esas: 2014/4599, Karar: 2016/3654). Bu, iptal davasının sübjektif ehliyet koşuludur. **İşlevi:** Bu hüküm, idari işlemlerin istikrarını sağlamayı ve her idari işleme karşı herkes tarafından dava açılmasını engellemeyi amaçlar. Sadece menfaati doğrudan etkilenen kişilere dava açma imkanı tanıyarak yargı sisteminin gereksiz yere meşgul edilmesini önler. **Tüzel Kişilerde 'Menfaat İhlali' Yorumu:** Tüzel kişiler (dernekler, sendikalar, meslek kuruluşları gibi) açısından ehliyet, kuruluş kanunlarında belirtilen amaçları ve görev alanları çerçevesinde değerlendirilir. - **Genel Tebliğlere Karşı Dava:** Danıştay 4. Daire'nin 2014/4599 Esas, 2016/3654 K. sayılı kararında, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin bir hükmünün iptali istemiyle açılan davada, bu hükmün davacının hukukunda herhangi bir değişiklik yaratmadığı, dolayısıyla dava açmada menfaati bulunmayan davacının ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tebliğlerin idarenin görüşünü bildiren ve kanun hükmünü kısıtlayan nitelikte olmaması gerektiği vurgulanmıştır. - **Meslek Kuruluşları:** Danıştay 5. Daire'nin 2010/2930 Esas, 2012/3814 K. sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin, kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinin iptalini istemede kuruluş amaçlarıyla bir ilgisi bulunmadığı ve menfaat ihlali söz konusu olmadığı gerekçesiyle ehliyetsizlikten dava reddedilmiştir. Bu kararlar, tüzel kişilerin dava açma ehliyetinin, kendi görev alanları ve doğrudan menfaat ihlali ile sınırlı olduğunu göstermektedir.