HMK Madde 294'te yer alan 'hüküm' kavramının kapsamı ve bir davayı sona erdirici niteliği Yargıtay kararlarıyla nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle, 'sulh' veya 'feragat' gibi durumlarda mahkeme kararının hukuki niteliği ve temyiz aşamasındaki değerlendirilmesi hakkında bilgi veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258428

HMK Madde 294/1'e göre hüküm, mahkemenin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirmesi durumunda verilen karardır. Yani hüküm, yargılamanın sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karardır. Hakim, hükmü vermekle davadan el çekmiş sayılır ve artık o hükmü değiştirmesi veya ondan dönmesi mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas: 2017/13-518, Karar: 2017/520). **Sulh veya Feragat Durumları:** Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-518 Esas, 2017/520 K. sayılı kararına göre, yargılama aşamasında (temyiz aşaması dahil) tarafların davadan feragat etmesi, davayı kabul etmesi veya sulh olması durumunda, mahkemenin artık hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Hükme bağlanan davaya, bir yönetmelik hükmüne istinaden hakimin tekrar bakabileceğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda, temyiz aşamasında tarafların sulh olduğuna dair bir belge sunulsa bile, Yargıtay'ın önceki kararı bozması ve dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekir ki, mahkeme sulh konusunda ek karar verebilsin. Bu, normlar hiyerarşisi gereği yönetmeliklerin kanunların önüne geçemeyeceği ilkesiyle de açıklanmaktadır. Hukuk Genel Kurulu, bu tür durumlarda yargıtayın temyiz incelemesine gerek kalmadığı ve dosyanın mahkemesine geri çevrilmesinin uygun olacağı görüşünü benimsememiştir, zira hükmün kesinleşmesinden önce sulh olsa dahi, mahkemece hüküm verildikten sonra hakimin o dosyadan el çektiği kabul edilir ve tekrar karar veremez. Bu durum, mahkemenin verdiği kararın nihai niteliğini ve yargılamanın kesinlik ilkesini vurgulamaktadır.