5237 sayılı TCK'nın 52. maddesinde öngörülen adli para cezasının 'kısa süreli hapis cezası'na alternatif olarak uygulanması ilkesi ile tekerrür hükümleri arasındaki ilişkiyi Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258427

TCK Madde 52 Gerekçesi'nde belirtildiği üzere, adli para cezası ilke olarak hapis cezası ile birlikte değil, bu cezaya alternatif olarak uygulanacaktır. TCK Madde 50'de, taksirli suçlar hariç, ancak kısa süreli hapis cezalarının (hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası - TCK 49/2) adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği ifade olunur. **Tekerrür Hükümleriyle İlişki:** TCK Madde 58/3'e göre, tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. Bu, sanığın mükerrir olması durumunda hakimin takdir hakkını kısıtlayarak hapis cezasının tercih edilmesini zorunlu kılar (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas: 2022/1120, Karar: 2022/8910). Ancak, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2021/7030 K. sayılı kararında, kısa süreli olmayan 1 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/15183 K. sayılı kararında da, hapis cezası tercih edilmiş olmasına rağmen 50/2. maddeye aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesi bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Ayrıca, adli para cezaları için mükerrirlere özgü infaz rejimi (TCK 58/6) uygulanmaz, çünkü bu infaz rejimi sadece hapis cezalarına ilişkindir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Esas: 2022/8560, Karar: 2022/15789). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/498 K. sayılı kararında, miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında bulunan adli para cezası ile mahkumiyet hükümlerinin tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı kabul edilmiştir. Bu durum, adli para cezasının hem bir seçenek yaptırım hem de tekerrür bağlamında özel kurallara tabi bir ceza türü olduğunu göstermektedir.