CMK Madde 234'te düzenlenen mağdur ve şikayetçinin 'duruşmadan haberdar edilme' hakkının önemi nedir? Bu hakkın usulüne uygun kullandırılmamasının Yargıtay kararları açısından hukuki sonuçlarını açıklayınız.
CMK Madde 234/1-b bendinde, kovuşturma evresinde mağdur ile şikayetçinin hakları arasında 'duruşmadan haberdar edilme' hakkı sayılmıştır. Bu hak, Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti ve 40. maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin korunması ilkeleriyle yakından ilişkilidir. **Önemi:** Duruşmadan haberdar edilme, mağdur ve şikayetçinin yargılama sürecine aktif katılımını, delillerin sunulması, tanıkların dinlenmesi gibi usuli haklarını kullanabilmesini, kamu davasına katılma (CMK 237) ve nihayetinde kanun yollarına başvurma (CMK 234/1-b-6, 260) haklarını etkin bir şekilde kullanabilmesini sağlar. **Hukuki Sonuçları:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/91 E., 2018/249 K. sayılı kararına göre, mağdur veya şikayetçiye usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadan 'duruşmadan haberdar edilme' hakkının kullandırıldığından bahsetmek mümkün değildir ve bu durum kanuna aykırılık oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, yoklukta kurulan hükmün temyiz hakkı olanlara usulüne uygun tebliğ edilmediği hallerde temyiz süresi işlemeye başlamaz ve öğrenme üzerine verilen temyiz dilekçeleri süresinde kabul edilir. Bu durum, hak arama özgürlüğünün sağlanması amacıyla, hüküm verilinceye kadar bu zorunluluğun yerine getirilmemesi halinde, mağdurlara gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiğini ve temyiz etme imkanlarının tüketilmeden temyiz incelemesi yapılamayacağını gösterir. Özellikle kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda, mahkeme heyeti üyelerinin mağdur olarak davadan haberdar edilmesi zorunluluğu vurgulanmıştır (CGK - Karar: 2015/91 E., 2018/249 K.).