HMK Madde 297/son maddesinde yer alan 'Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.' hükmünün önemi nedir? Bu hükme aykırılığın hukuki sonuçları nelerdir?
HMK Madde 297/son fıkrası, bir hükmün infaz edilebilir ve anlaşılır olmasını sağlamak için çok önemli bir usul kuralıdır. Bu hükmün önemi şunlardır: **Şeffaflık ve Anlaşılırlık:** Hükmün, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermesini zorunlu kılar. Bu, yargılamanın temel ilkelerinden olan aleniyet ve şeffaflığın bir yansımasıdır. **İnfaz Edilebilirlik:** Hükmün, icra veya infaz aşamasında herhangi bir tereddüt veya yoruma mahal bırakmayacak şekilde net olmasını sağlar. 'Açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi' ibaresi, hükmün kesin ve somut olmasını gerektirir. **Gerekçe ile Tutarlılık:** Hüküm sonuç kısmında gerekçeye ait sözlerin tekrar edilmemesi, gerekçenin hükmün dayanağı olmasını, ancak hükmün kendisinin kısa ve net bir sonuç ifadesi olmasını vurgular. Bu, HMK 298/2'de belirtilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmaması ilkesiyle bir bütünlük arz eder. **Hukuki Sonuçlar:** Bu hükme aykırılık, Yargıtay tarafından bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Kararın gerekçesiyle hüküm fıkrası arasında çelişki olması, müphem ve kendi içerisinde çelişkili, infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılmış olması kararın bozulmasını gerektirir (Yargıtay 8. HD - Esas: 2018/12480, Karar: 2018/15773; Yargıtay 13. HD - Esas: 2018/1951, Karar: 2018/7620; Yargıtay 1. HD - Esas: 2016/11429, Karar: 2018/11365). Bu aykırılık, kamu düzeni ile ilgili olup, Anayasa'nın 141. maddesindeki aleniyet ilkesine de aykırıdır. Hüküm, Yargıtay denetimine elverişli olmalı ve infazda herhangi bir sorun yaratmamalıdır.