CMK Madde 237/2 hükmünde 'kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz' ilkesinin istisnaları nelerdir? Bu istisnaların uygulanma şartlarını Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ışığında açıklayınız.
CMK Madde 237/2'de belirtilen genel kural, kanun yolu muhakemesinde (istinaf ve temyiz aşamalarında) davaya katılma isteğinde bulunulamayacağıdır. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: 'ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.' Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/38 E., 2020/516 K. sayılı kararı bu istisnayı teyit etmektedir. Bu istisnanın amacı, ilk derece mahkemesinde usulî bir eksiklik (katılma talebinin hiç karara bağlanmaması) veya hatalı bir değerlendirme (talebin reddedilmesi) yapılması durumunda mağdurun veya suçtan zarar görenin hak arama özgürlüğünün kısıtlanmamasını sağlamaktır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/2573 Esas, 2018/191 K. sayılı kararında, müştekinin duruşmalarda cezalandırma talebinde bulunmasına rağmen katılma konusunda karar verilmemesi üzerine, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, CMK 237/2 uyarınca, suçtan zarar görenin katılan olarak kabulüne karar verilmiştir. Bu, kanun yolu merciinin bu tür eksiklikleri doğrudan giderebileceğini gösterir. Bu istisna, mağdurun veya suçtan zarar görenin adil yargılanma hakkının ve hak arama hürriyetinin (Anayasa m. 36, 40) bir güvencesi niteliğindedir.